1 Ekim 2025’ten itibaren geçerli olacak bu zam, market raflarındaki peynir, yoğurt ve diğer tüm süt ürünlerinin fiyatlarını doğrudan etkileyecek. Uzmanlar, bu artışın özellikle dar gelirli ailelerin mutfak masrafını ciddi şekilde artıracağı konusunda uyarıyor. Peki, bu kararın arkasında hangi ekonomik faktörler yatıyor ve tüketiciyi önümüzdeki günlerde neler bekliyor?
Çiğ süt fiyatına gelen zam, aslında bir süredir sektörün gündemindeydi. Özellikle Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) gibi üretici birlikleri, artan yem, enerji ve işçilik maliyetleri nedeniyle çiğ süt fiyatlarının güncellenmesi gerektiğini vurguluyordu. Dernek, üreticilerin sürdürülebilir bir üretim yapabilmesi için fiyatın en az 21 TL seviyesine çıkarılması gerektiğini savunuyordu. Konseyin belirlediği yeni fiyat olan 19,60 TL, bu beklentilerin altında kalsa da, üreticilerin nefes almasını sağlayacak bir adım olarak değerlendiriliyor.
TÜSEDAD’ın yaptığı açıklamada yer alan, “Çiftçi ayakta kalamazsa sanayi çöker, sanayi çökerse tüketici güvenilir gıdaya ulaşamaz” ifadesi, zam kararının sadece bir maliyet artışı değil, aynı zamanda gıda güvenliği açısından da kritik bir zorunluluk olduğunu ortaya koyuyor. Çiftçilerin zarar etmesi, üretimden vazgeçmelerine ve bu durumun uzun vadede tedarik zincirinde ciddi aksaklıklara yol açmasına neden olabilir.
Çiğ süt fiyatındaki artış, market raflarında bir zincirleme etki yaratacak. Süt, peynir, yoğurt, tereyağı ve dondurma gibi tüm süt ürünlerinin üretim maliyetleri yükseldiği için, bu ürünlerin perakende satış fiyatlarına da aynı oranda yansıtılması bekleniyor. Marketler, 1 Ekim’den itibaren etiketleri yenilemeye başlayacak. Tüketiciler, bu tarihten itibaren temel gıda ürünlerinden olan süt ve süt ürünleri için daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacak.
Bu durum, özellikle temel gıda harcamalarının bütçede önemli bir yer tuttuğu aileler için ciddi bir yük oluşturuyor. Yapılan araştırmalar, Türkiye’de hane halkı bütçesinin önemli bir kısmının gıda harcamalarına ayrıldığını gösteriyor. Süt ve süt ürünleri gibi temel besin kaynaklarının fiyatındaki artış, bu ailelerin alım gücünü daha da düşürecek.
Ulusal Süt Konseyi’nin kararı sadece fiyat artışını duyurmakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğe dair de önemli ipuçları veriyor. Konsey, fiyatın Aralık 2025’te yeniden değerlendirileceğini açıkladı. Bu açıklama, yıl sonuna doğru süt ve süt ürünlerine yeni bir zam gelme ihtimalini gündeme getiriyor. Artan enflasyonist baskılar, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve girdi maliyetlerindeki artışlar, bu ihtimali güçlendiriyor.
Sektör uzmanları, bu tür kademeli zamların, üreticinin maliyet baskısını azaltmak ve piyasadaki fiyat dengesizliklerini önlemek için yapıldığını belirtiyor. Ancak bu durum, tüketiciler için sürekli artan bir maliyet anlamına geliyor.
Kaynak: (Source) Gerçekgündem
Haftaya rekor beklentileriyle başlayan altın piyasası, yönünü aşağı çevirerek yatırımcısını ters köseye yatırdı. Özellikle son günlerde yüksek fiyattan alım yapanlar, sabah saatlerinde serbest piyasada gram altının 4 bin 975 TL seviyelerinden işlem gördüğünü görünce endişeye kapıldı. Ons altındaki küresel satış baskısı, doğrudan yurt içi fiyatlamalara da yansıdı ve gram altın, kritik 5 bin TL eşiğinin […]
Yapılacak düzenleme ile Bağ-Kur’luların emekliliği için gereken 9 bin prim günü şartı, SSK’lılarda olduğu gibi 7 bin 200 güne indiriliyor. Bu tarihi adım, küçük esnafa tam 5 yıl erken emeklilik kapısını aralarken, ceplerinde de yüz binlerce liralık birikim kalmasını sağlayacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, reformun hayata geçeceği tarihi de işaret etti. Kesinlikle, […]
Yeni düzenleme sayesinde, kamuda en az 10 yıl görev yapan memurlar, istifa ettikten sonra dışarıdan prim ödeyerek Emekli Sandığı kapsamında emeklilik hakkı kazanabiliyor. İşte şartlar ve dikkat edilmesi gereken ayrıntılar… 10 Yıl Memurluk Yeterli Emeklilik hakkı için en az 10 yıl fiilen memuriyet yapmış olmak gerekiyor. Bu sürenin içine fiili hizmet zammı, askerlik veya aylıksız […]
Eşi vefat eden kadınlar için sosyal güvenlik mevzuatında “dul maaşı” hakkı bulunuyor. Eğer geride kalan eşin herhangi bir geliri yoksa, vefat eden eşin maaşının %75’i bağlanıyor. Gelir sahibi olan eşlerde ise bu oran %50’ye düşüyor. Kadınların kendi sigortalılığı veya emekliliği, eşinden alacağı maaşı engellemiyor. Yani hem kendi maaşını hem de eşinden kalan dul maaşını alabiliyor. […]
Son yıllarda online bankacılık işlemleri hızla yaygınlaştı. Pandemi sonrası kredi kartı ve banka kartı kullanım oranı rekor seviyelere ulaştı. Vatandaşların büyük çoğunluğu nakit yerine kartla işlem yaparken, bazı açılan banka hesapları kullanılmadan unutuluyor. TBB’den yapılan açıklamada, uzun süredir işlem yapılmayan hesapların kapatılabileceği ve içeride kalan tutarların da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredileceği hatırlatıldı. Bu […]
Emeklu maaş promosyonları her yıl kamuoyunun dikkatini çekiyor. Son zamanlarda, sosyal medyada ve bazı haber kaynaklarında 4A, 4B, 4C statüsündeki emeklilere “28 bin TL ilave promosyon verilecek” iddiası hızla yayıldı. Bu iddia, maaş promosyonlarıyla ilgili gelen banka kampanyaları ve promosyon tutarlarının giderek yükselmesiyle birlikte daha da güç kazanmış durumda. Ancak henüz kamu kurumlarından bu yönde […]